Ne İş Yapsak.com' u Facebook' ta Takip Et ! Ne İş Yapsak.com' u Twitter' da Takip Et !Ne İş Yapsak RSS

Çin Tavuğu Üreten Girişimcinin Başarısı

21/06/2009

çin tavugu satangirişimci,ilginç girişim hikayeleri,ilginç girişimci fikirler,girişimci nasıl olunur,işte başarı, başarı hikayeleri, örnek işler, iş, iş fikri, iş geliştirme, iş analizi,  yeni iş, iş imkanı işte başarı, başarı hikayeleri,zengin olmanın yolları,kariyer yapma, iş, iş fikri, iş geliştirme, iş analizi,

Bursa’da ortaokul yıllarında babasına ait fabrika bahçesinde "cin tavuk" beslemeye başlayan bir iş adamı, hayvanlara duyduğu karşılıksız sevgi sonucunda büyük bir çiftliğin sahibi oldu. Bursa’da tuğla ve kiremit üretimi yapan bir şirketin yönetim kurulu üyesi 44 yaşındaki Ömer Faruk Erdönmez, yaptığı açıklamada, çocukluğundan bu yana hayvanları çok sevdiğini söyledi.Ortaokula giderken babasına ait fabrikanın bahçesinde çin tavuğu beslemeye başladığını anlatan Erdönmez, ardından sülün ve bazı süs tavukları yetiştirdiğini kaydetti.

Liseyi bitirip iş hayatına atıldığında hayvanlara duyduğu sevgi nedeniyle yurt dışından süs tavuğu yumurtası getirttiğini hatırlatan Erdönmez, şunları söyledi:

"Yaklaşık 15 yıl önce bir arkadaşım, ABD ziyareti sırasında bulduğu bir çiftliğin kataloğunu getirdi. Çiftlik, başta süs tavukları ve güvercinler olmak üzere birçok türde hayvanı yetiştirip satıyor. Tavukların sadece yumurtalarını alabiliyorsunuz. Bu katalog yardımıyla ABD’den süs tavuğu yumurtaları aldım ve küçük hayvanat bahçesinde çeşitlerimi artırdım. Ardından sırayla Hollanda, İngiltere, Bulgaristan, Almanya, Afrika, Afganistan gibi ülkelerden çeşitli bazı hayvanları ya da yumurtalarını aldım. Sonunda bugünkü 18 dönümlük hayvan çiftliğim ortaya çıktı."

Aldığı her hayvanın kökenini, yetişme şekillerini, beslenmesini ve üremesini araştırırken bu konuda uzmanlaştığını ifade eden Erdönmez, "Özellikle tercümanlara bazı hayvanların yabancı dildeki bilgilerini tercüme ettirdim. Sülünden, kekliğe, bazı koyun türlerinden, güvercine kadar hayvanat bahçemdeki hayvanlar hakkında bilgi sahibi oldum" dedi.

100’ÜN ÜZERİNDE ÇEŞİT VE BİNE YAKIN HAYVAN

Erdönmez, çiftliğinde renk varyasyonları ile birlikte 100’ün üzerinde bine yakın hayvan olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Bunların 50’sini süs tavuğu, 20’nin üzerindekileri ise güvercinler oluşturuyor. Yavrularını, civcivlerini dâhil etmedim. Bine yakın damızlık hayvan bulunuyor. Ayda 8 ton yem harcayınca ürettiğimi satmaya karar verdim. Şimdi süs tavukları, güvercinler, tavşan, tavus kuşu, sülün, ceylan, keklik, ördek, kaz, kuğu, koyun gibi hayvanları üretiyoruz. Bu hayvanların ırk özellikleri korunarak sağlıklı bir şekilde üretimi yapılıyor. Birçok kişiye hediye olarak da veriyorum. Ülkedeki birçok hayvanat bahçesi benden hayvan satın alıyor. Milli Parklar Genel Müdürlüğü bile doğaya salınmak üzere binlerce keklik aldı. İş adamları evinin bahçesi için bizden hayvan talep ediyor. Köylüler bile süs tavuğu alıyor. Bu kadar hayvanın içinde en çok süs tavuklarını seviyorum. Başları, tüyleri, paçaları ve kuyrukları ile bana çok farklı ve çekici geliyorlar."


KANGURU VE GEYİK BİLE ALDI

Çiftliğini sürekli geliştirmek istediğini, ancak yüksek maliyetler yüzünden bunun kolay almadığını anlatan Erdönmez, "Geyik almak isterken 7 yıl önce Sapanca gezisi sırasında ilginç bir olay yaşadım. Yavru bir erkek geyiği biberonla besliyorlardı. Annesi reddedince yalnız kalmış. Uzun çabalar sonucu aldım ve çiftliğime getirdim. Ardından ona bir eş de buldum. Derken kısa süre önce Hollanda’dan bir çift kanguru ithal ettim. Çiftlik giderek gelişiyor" dedi.

Erdönmez, zebra ve lama almayı planladığını, ancak bunlara geniş yerler gerektiğini vurgulayarak, "Bunun için Uludağ’ın eteklerinde 100 dönümlük büyük bir arazi almayı istiyorum. Burada ’Canlı Hayvan Müzesi’ kurarak daha fazla türde hayvan yetiştirmeyi planlıyorum. Şu anda Türkiye’nin dört bir yanına hayvan gönderiyoruz. Elimizdeki hayvanların kataloglarını bile bastırdık" diye konuştu.

BESLEDİĞİ KANATLILARDAN BİR TANE BİLE YEMEDİ

Yıllardır kanatlı hayvan beslediğini ve bugüne kadar bir tanesini bile yemediğini belirten Erdönmez, şunları kaydetti:

"Binlercesini üretip satıyoruz, ama yiyebilmem mümkün değil. Ayağı incindiğinde üzüntüsünden günlerce uyuyamadığım bir hayvanı nasıl kesip yerim? Hobi olarak başladım. İlk başlarda stresimi alıyordu. Yine çoğu zaman iş stresimi alıyor, ancak başlarına bir şey gelecek korkusu beni ayrı bir strese sokuyor. Bir kuzunun ayağı kırıldı günlerdir onu düşünüyorum. Öldüklerinde bile hayvanları çalışanlarıma özel olarak gömdürüyorum. Maaşlı, sigortalı 3 kişi sadece hayvanlara bakıyor. Bir tavuğun yumurtası için bir hafta içinde 2 kez Bulgaristan’a gittim."

Erdönmez, hayvanların yemlerini bir firmaya özel olarak ürettirdiğini belirterek, özel formüllü yemler dışına çıkmadıklarını bildirdi.
*kaynak:milliyet.com.tr





Toplam Yorum Sayısı : 3

Yorum Ekle