Ne İş Yapsak.com' u Facebook' ta Takip Et ! Ne İş Yapsak.com' u Twitter' da Takip Et !Ne İş Yapsak RSS

Yetişmiş Eleman,Bilişimde Kolay İş Bulur

25/10/2009

yetişmiş eleman,bilişim sektörü,telekomünikasyon,british telecom, tayfun uğurlu,british telecom ceosu,network ve yazılımcılara istihdam işte başarı, başarı hikayeleri,zengin olmanın yolları,kariyer yapma, iş, iş fikri, iş geliştirme, iş analizi,

Bilişim sektörünün doygunluğa ulaştığını düşünen gençler rotayı tıp ve mühendisliklere doğru kırarken BT Global Services Doğu Akdeniz Bölge Müdürü Tayfun Uğur, bu alanda yetişmiş eleman ihtiyacının hala yüksek olduğu görüşünde.

“Yetişmiş eleman bilişimde kolay iş bulur”

170 ülkede faaliyet gösteren British Telecommunications (BT), Türkiye’ye girmeye karar verdiğinde önce Tayfun Uğur’un kapısını çaldı. Zira Uğur, bu şirket için adeta biçilmiş kaftandı. Bilişimde hem uluslararası şirket deneyimi vardı hem de işin yerel ayağını çok iyi tanıyordu. HP ve Cisco gibi şirketlerin Türkiye’de kurulmasını sağlayan ve genel müdürlüğünü yapan Uğur’la el sıkıştıklarında BT’nin o an için hem tek çalışanı hem de yöneticisiydi.

Uğur, işinin çok zor olduğunu biliyordu. Yine de sektördeki tecrübesine fazlasıyla güveniyordu: “Çokuluslu bir şirketin herhangi bir ülkedeki faaliyetlerini her zaman sıfırdan kurabilirim çünkü ben, kuran ve büyüten tipte yöneticiyim, mevcudu götüren değil!” Bugün geriye baktığında aldığı yoldan hayli memnun. Zira 31 Mart 2009 yılsonu itibariyle BT Group’un geliri 21,390 milyon euro olarak gerçekleşti. Uğur’un başında bulunduğu, Türkiye - İsrail ve Yunanistan’ı da içine alan Doğu Akdeniz Bölgesi bu ciroda önemli paya sahip.

Türkiye’de Unilever, Coca Cola, P&G gibi uluslararası şirketlere hizmet veren BT’nin 110 global, onlarca da büyük yerli müşterisi var. Yine de bulundukları noktayı değerlendirirken, “kriz olmasaydı her şey daha iyi olurdu” yorumunu yapmaktan kendini alamıyor. Ancak önümüzdeki yıllar için sektörün potansiyeline inancı tam. Halen şirketin Türkiye, İsrail, Yunanistan, Malta ve Kıbrıs organizasyonun yürütülmesi ve geliştirilmesinden sorumlu olan Uğur’la bilişim sektörünün potansiyeli ve BT’nin büyüme hedefleri üzerine konuştuk.

2005’te bu şirketin ilk elemanı olarak işe başladınız… Bugünkü yeriniz hayal ettiklerinize uygun mu?
Biraz daha hızlı gitmeyi ön görüyorduk ama ekonomik kriz, doneleri değiştirdi. Etkisi psikolojik bile olsa, ayağınızı gazdan çekmenizi sağlıyor çünkü.

Kriz sizi ne oranda etkiledi?
Büyüyen bir sektörde olduğumuz için nispeten daha az etkilendik ama yatırımların durması bizleri de etkiliyor. Bazı sektörlerde bu avantaja dönmeye başladı.

Nasıl bir avantaj bu?
Bilhassa hadiseye global bakabilen şirketlerde göreceli avantajları kullanma seçeneği belirdi. Çünkü kriz ortamı bir kırılma noktası oldu. Global bir kriz olduğu için tablo değişti. Bu tablo içindeki oyuncuların avantajları - dezavantajları daha çarpıcı bir şekilde ortaya çıkıyor. Çokuluslu şirketlerin krize bakışı salt ülkeler bazında olmuyor, global çözümlere gidiyorlar.

Bu işinizi kolaylaştıran bir durum mudur?
Orta ve uzun vadede kolaylaştırsa bile kısa vadede zorlaştırıyor. Bir taraftan yere pazardaki koşullara adapte olmaya çalışırken, bir taraftan da yurtdışından gelen yeni yapılanmalara adapte olmanız gerekiyor. Bu da iki kere yorulmanıza sebep oluyor. Çünkü onlar toptan çözümlere gidiyor ve bu da anlaşılabilir bir şey. İnce bir operasyondan ziyade toptan çözüm sunuyorlar.

Çok mu yoruldunuz?
Bunu şikayet anlamında söylemiyorum, global şirkette olmanın birtakım artıları var. Çünkü tüm dünya skalasında bir işi yürütmek beceri, birikim ve birtakım olanaklar ister. İşin o tarafı önemli. Ancak her coğrafyanın kendine göre özellikleri var. Bu ikisini bir araya getirmeniz gerekiyor. Çokuluslu bir şirketin yöneticileri olarak biz zaten bunu yapıyoruz ama kriz ortamlarında bu biraz daha kesifleşiyor.

Peki bugünden bakınca beş yıl sonraki hedefiniz nedir?
Şu anda bulunduğumuz bölgede BT’nin ürün gamının yüzde 10 - 20’sini sunabiliyoruz. Daha önümüzde yüzde 80’lik bir imkan var. Tabii bu da sadece bizimle ilgili değil, ortamın gelişmesiyle de paralel olacak.

Tam olarak verdiğiniz hizmet nedir?
Bireysel pazarda faaliyet göstermiyoruz; müşterilerimiz şirketler. Özellikle global, çokuluslu veya belli bir coğrafyada önde gelen büyük şirketlerle çalışıyoruz. KOBİ’lerle ilgili fazla bir faaliyetimiz yok. İkinci hedef sektörümüzse operatörler.

Bu şirketler sizden nasıl bir hizmet alıyor?
Bir şirket 100 ülkede faaliyet gösteriyorsa bilişim, bu şirketin iş yapmasının ayrılmaz bir parçası olmuş demektir. Bu şirketler faaliyet gösterdikleri ülkelerin operatörleriyle muhatap olmak yerine bizim gibi bir firmayla çalışıyorlar. Çünkü hemen her ülkede faaliyetimiz var. Bunun yanı sıra operatörlere de global hizmet veriyoruz.

Türk şirketlerin yurtdışına açılması size iş potansiyeli yaratıyordur o zaman?
Kesinlikle... Çünkü Türkiye’nin önde gelen gruplarıyla hizmet veriyoruz. Yurtdışı ile iş yapan şirketlerin de bu tür ihtiyaçları ortaya çıkıyor. Türkiye’nin dışa açılması, globalleşmesi nispetinde iş potansiyelimiz artıyor.

Sektörünüzün yarattığı istihdam potansiyeli nedir?
Bilişim hem kendi içinde gelişen hem de diğer sektörlerin iş yapış tarzıyla büyüyen bir sektör. Bugün artık baklava üretimi işinde olan birinin bile İnternet’te sayfası var. Artık birçok firma, kendini bu alanda göstermek ve burada iş yapmak ihtiyacı duyuyor. Bu da, sektörün istihdam potansiyelini artırıyor. Bu alana son yıllarda bilhassa gençler arasında ciddi bir kayma var.


Dışarıdan bakıldığında bu alandaki istihdamda bir doygunluk olduğu görülüyor. Gerçekten öyle mi?
Sektörün bilgisayar yazılımı-donanımı ve network konularında yetişmiş insan ihtiyacı hala var. Hatta bu alanda açık olduğunu söylemek mümkün. Ancak sektöre başka alanlardan kayma olduğu da gerçek. Birçok gencin bu sektöre girmesi belki menfi bir tablo yaratıyordur. Çünkü bu gençler, yetiştikleri alanlarda iş bulamadıkları için mecburen amatörce yaptıkları bu işte, profesyonel tarafa geçiyorlar. Bunu bilhassa küçük ve orta boy yazılım şirketlerinde görebilirsiniz. Ancak tüm bunlara rağmen sektörü Avrupa standartlarında değerlendirdiğimiz zaman eleman ihtiyacı hala var.

Burada kariyer yolu açık mıdır?
Bundan 15- 20 yıl önce şirketler çalışanlarının kariyerleri ile ilgili daha net bir yol haritası açıklıyorlardı. Ama dünya hızlı değişmeye, sektörler farklı yönlere gitmeye başladı. Dolayısıyla kariyer konusunda tablo, belirginliğini kaybetmeye başladı. Artık kariyer biraz daha kişinin inisiyatifine dayalı. Yani artık şirketler, size kariyer önermiyor, siz kendi kariyerinizi yönetiyorsunuz.

Yurtdışı ve yurtiçinde yöneticilik yapmış biri olarak çalışanları kıyaslayınca neler söylersiniz?
Türk insanının diğerlerinden aşağı kalır yanı yok. Tersine adaptasyon açısından ve farklı düşünebilmek, kutunun dışına çıkabilmek gibi alanlarda bana göre avantajlı bile.

“Ofiste meşgul görünmek değil, sonuç önemli”

Teknoloji şirketi olarak esnek çalışmaya açık mısınız?
Bizde herkes tam zamanlı çalışıyor ama BT’de dünya genelinde esnek çalışma var. Türkiye’de yeni ve hızlı büyüyen bir şirket olduğumuz için yarı zamanlı çalışma sistemimiz henüz yok.

Biz tam zamanlı çalışmayı seven bir milletiz bunun da etkisi olabilir mi?
Bu anlayış değişse de yüzde 80 hala öyleyiz. Amerika’da birçok kişi günde iki iş yapar hatta üç iş yapanların sayısı da oldukça fazladır. Sosyal yapımız ve dinamiklerimiz nedeniyle kişi bunu yapmak istese bile ortam buna müsait değil. BT, bunun mümkün olduğu coğrafyalarda kesinlikle esnek çalışmayı kullanıyor.

Esnek çalışmadan kastınız nedir?
Tam  ya da yarı zamanlı çalışmadan çok, nerede, ne zaman iş yapabildiğiniz anlamında esneklik giderek yayılıyor. Sabah 9, akşam 6 işe gitme fikri oturmuş bizde. Bir de mekan olarak işte olmaya alışık bir milletiz. Buna rağmen zaman olarak yapamasak da, mekan olarak esnekliği verimli kullanmak istiyoruz. Bu nedenle birçok arkadaşı evden çalışmaya özendiriyoruz. Bizim için mühim olan ofiste belli saatler arasında meşgul görünmek değil, sonuç almak. Çalışanlarımıza “Sonuca en pratik ve en verimli biçimde nerede ulaşabiliyorsanız orada yapın, kendinizi de suçlu hissetmeyin” diyoruz. Çünkü bizim için mesele meşgul görünmek değil, sonuca ulaşmak. Ama doğrusu sosyal anlayış, bizi kısıtlıyor. 

Küresel şirketlerde kariyer yolculuğu
• BT Global Services Doğu Akdeniz Bölge Müdürü Tayfun Uğur,
1976 Manchester Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Enstitüsü elektronik mühendisliği bölümünü birincilikle bitirdi. Yine aynı üniversiteden makine mühendisliğinden mastır derecesi aldı.

• 1984 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü işletme mastırını birincilikle tamamlayan Uğur, profesyonel yaşamına Manchester Üniversitesi’nde öğretim asistanlığı ve proje mühendisliği ile başladı.

• İngiltere’de çeşitli görevlerde çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndü. AEG Genel Elektrik’te ürün müdürlüğü, Penta Dış Ticaret’te Planlama Müdürü ve Finans Müdürü, HP Türkiye Genel Müdürü olarak görev yaptı. HP Fransa’da PC bölümünde yöneticilik yaptıktan sonra tekrar Türkiye’ye dönerek Cisco Systems Türkiye Genel Müdürü, Sonera Zed Türkiye Genel Müdürü ve Koç Bilgi Grubu Stratejik Planlama Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu.

• “Ben geniş okumaya çalışırım” diyen Uğur ekliyor: “Teknolojinin dışında okumaya çalışırım. Felsefe, tarih, psikoloji… Bunlar, hadiselere çok boyutlu ve farklı açılardan bakma imkanı veriyor; salt mühendis bakışını değil, başka fikirleri de sağlıyor.”
kaynak: işteinsan




Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.
Aşağıdaki formu kullanarak ilk yorumu yapan siz olabilirsiniz...


Yorum Ekle